BİLGİ SUNUMU


Sayın meslektaşlarımız;

Sitemizin bu bölümünde amacımız, mesleğimizde sıklıkla karşılaştığımız, ancak farklı çözümlerin üretildiği, bu nedenle de değişik uygulamalar yapılan sorunları ortaya koyup, çözüm yolları aramak ve tartışmaktır. Bu konuları ortaya koyarken, bizim şimdiye kadar nasıl çözümler bulduğumuzu yani deneyimlerimizi de sizlerle paylaşmak istiyoruz. Bu konularda sizlerinde deneyimlerinizi bizlerle paylaşacağınızı umuyoruz. Bir diğer amacımız da bu konularda bir tartışma ortamı yaratarak doğru çözümü bulmaya çalışmak.

Bu amaçla ilk konumuzu İHDAS olarak seçiyoruz.

Sözlük anlamı olarak ihdas, yeni bir şey ortaya koyma, bir şeyi tesis etme, kurma demektir.

Mesleğimizde, özellikle imar planı uygulamalarında sıklıkla karşılaşılan bir konudur.

İmar planı uygulamalarında, kadastral yollardan yapılan ihdas belediye sınırları içinde belediye adına, belediyelerin mücavir alanlarında bulunan köylerde ilgili köy tüzel kişiliği adına, derelerden yapılan ihdas ise Maliye Hazinesi adına tescil edilmektedir. (2644 sayılı yasanın 21. maddesi)

Muhtelif imar planı uygulamalarında bu işlemin her zaman gerektiği gibi kullanılmadığı, hatta zaman zaman art niyetli olarak bile kullanıldığı görülmüştür. Örneğin, tesadüfen kenarlaştığımız için incelediğimiz bir imar planı uygulamasında gerçek D.O.P. oranını %35'e tamamlayacak kadar yoldan ihdas denilerek yalnızca miktar yazıldığını, yapılan ihdas için kroki bile düzenlenmediğini gördük. Yani D.O.P.O. hesabı şöyle yapılmıştı:

GerçekD.O.P.O.=(100-80)/100= 0.20 olması gerekirken, kadastro parselleri toplam alanına gerçekte olmayan 23.08 m2'lik bir miktar yoldan ihdas denilerek ilave edilmiş ve D.O.P.O.‘nın %35 olması sağlanmıştır.Tabi sonrasının ne olduğu malum.

İhdas konusunda bir çok meslektaşlarımızın da aynı şeyleri düşünmediğini, farklı uygulamalar yaptığını, hatta değişik kadastro müdürlüklerinde farklı uygulamalar yapıldığı, aynı kadastro müdürlüğünün çalışma alanında bulunan belediyelerin de farklı uygulama yaptığı görülmektedir.

Yani uzun lafın kısası, herkes ihdası işine geldiği gibi kullanmaktadır.

Peki biz uygulayıcılar, kontrol edenler ve tescil edenler böyle farklı uygulamalar yapıyoruz da, yargı ne yapıyor? Ne yapacak, yargıda bizim yaptığımızı yapıyor ve üç ayrı karar veriyor. Ne de olsa aynı ülkenin insanlarıyız.

Şimdi buyurun yargı kararlarına;


T.C. Danıştay 1. Daire Başkanlığı'nın 1990/267 nolu kararı


Ana Sayfa | Bizi Tanıyın | Hizmetlerimiz | Bitirilen İşler | Bilgi Sunumu |
Fikirler/Öneriler | İlgili Mevzuat | İletişim |